| |
KÜRESEL ISINMA NEDİR ?
İnsan tarafından atmosfere verilen
gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına
küresel ısınma deniyor. İklim sisteminde vazgeçilmez bir yere sahip olan sera
gazları, güneş ve yer radyasyonunu tutarak, atmosferin ısınmasında başlıca
etkendirler. Sera gazlarının bulunmaması durumunda yeryüzünün sıcaklığının
bugüne göre 30oC daha soğuk olacağı hesaplanmıştır. Son yıllarda atmosferde
çeşitli insan aktivitelerinden kaynaklanan nedenlerle karbondioksit, metan, ozon
ve di azot monoksit gibi gazlardan oluşan sera gazları, yeryüzü sıcaklığında
belirgin artmalara sebep oluyor. Sera etkisinin artması, troposferin
ısınmasında, stratosferin de soğumasında en önemli etken olarak gösteriliyor.

Dünya sıcaklığı
değişiyor
Küresel ısınmanın etkisi, hava sıcaklıklarının dünyanın her yerinde artması
biçiminde olmayacak. Sıcaklığın artış oranı, orta enlemlerde ve ekvatorda,
kutuplardakinden daha farklı olacak. Örneğin ekvatorda, bu artışın, dünya
ortalamasının çok altında olacağı tahmin ediliyor. Aslında bu ısınma, dünya
iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki, dünyanın
bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti
ve sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve
çölleşme olayları etkili olabilecek. Bunun yanında, sıcaklık artışının kışları,
yazlara göre birkaç derece fazla olması bekleniyor. Benzer bir durum, geceyle
gündüz arasında da görülecek. Gece sıcaklarındaki artış, gündüz
sıcaklıklarındaki artıştan fazla olacak. Bu durumda karalar, geceleri eskisi
kadar soğumaya fırsat bulamayacak. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık
farkının azalması, bütün dünyadaki rüzgâr çeşitlerini etkileyecek; fırtınaların
yoğunluğu, gücü ve rotaları değişecek.
Yağış dönemleri, miktar ve türlerinin değişmesiyle artan sıcaklık, daha çok
buharlaşmaya ve buna bağlı olarak da daha çok bulut oluşmasına yol açacak.
Kısaca söylemek gerekirse, dünyanın iklimi daha sıcak, daha nemli ve bol yağışlı
olacak.
Yeni yağış düzeni
Küresel ısınmanın önemli etkilerinden olan iklim kuşaklarının kayması sonucu,
yağmur kuşağı kuzeye doğru genişleyecek. Ancak bu genişleme sonunda yağışlar her
bölgede artmayıp, belli bölgelerde yoğunlaşacak. Güney Avrupa'daki yaz
yağmurları azalırken, Amerika, Avrupa ve Asya'nın 55 Kuzey enleminin
yukarılarında kar yağışı artacak. Daha güneyde kar yağışı azalırken, yağmurlarda
bir artış olacak; karın toprakta kalma süresi azalacak. Şiddetli yağmurlar daha
sık yağacak ve daha çok su bırakacak.
Sağanak yağışların artışı, yüzey nemliliğini ve bitki örtüsünü etkileyecek.
Bunun sonucunda suyun toprakta süzülmesi azalacak, seller artacak. Yeni yağış
düzeni, ekilebilecek alanların kuzeye doğru genişlemesine yol açacak. Dağlardaki
buzullar ve kar örtüsünün azalmasından dolayı, hidrolojik sistemler ve toprak
yapısı çok etkilenecek.
İnsan da tehlikede
Küresel ısınma, kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve diğer bazı hastalıklara
sebep olacak. Sürekli sıcak hava, seller, fırtınalar gibi hava olayları,
psikolojik rahatsızlıklar, hastalıklara ve ölümlere yol açacak. Yeni alanlara
yayılan böcekler ve diğer hastalık taşıyıcılar, bulaşıcı hastalıkların
çoğalmasına neden olacak. Hava sıcaklığının artması ve su kaynaklarındaki
azalma, kolera tipi hastalıkları yaygınlaştıracak. Üretimdeki bölgesel azalmalar
sonucu, açlık ve kötü beslenmede artışlar görülecek. Böcek yumurtalarının
ölmesini sağlayan gece ve kış soğuklarının hafiflemesi, önemli bir sorun olacak.
Kimi bölgelerde şiddetli kuraklık dönemlerinin ardından gelecek aşırı yağışlar,
virüs mutasyonlarının artmasına, buna bağlı olarak da sıtma gibi hastalıkların
yayılmasına neden olacak. Öte yandan tarım bitkilerinde görülen hastalıklarda da
sıcaklıkla birlikte artış gözlenecek.
Buzulların erimesi ve sıcaklık artışı, okyanuslardaki suları genleştirip,
denizlerin seviyesini yükseltecek. Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyılardaki
toprak kaybının yanı sıra, kıyılara yakın temiz su kaynaklarının denizle
birleşmesine neden olacak. Artan buharlaşma yüzünden göl ve ırmaklarda meydana
gelecek su kaybı, 21. yüzyılın en önemli meselelerinden biri olacak. Tatlı su
kaynaklarının kalitesinde, tuzlu su karışımı nedeniyle azalma olacak.
Tarım, turizm ve diğer ekonomik aktiviteler bu durumdan olumsuz etkilenecek;
gelişmekte olan birçok ülkede yerli halkın beslenme ve yakıt kaynakları yok
olacak. Yüksek deniz seviyesi, yüksek gel-git, kuvvetli dalga ve tsunami gibi
riskli doğa olaylarına sebep olacak. Deniz seviyesindeki yükselmesiyle düz
alanlar seller altında kalarak, kıyılardaki üretim alanları zarar görecek. Bunun
sonucu milyonlarca insan kıyı alanları ve küçük adalardan göç edecek. Kurak
bölgelerdeki çiftçiler daha çok sulama yapıp, daha fazla tarım ilâcı
kullanacaklarından, bu bölgelerde tarımsal etkinliklerin maliyeti artacak.
Gelişmekte olan ülkelerin kurak ve yarı kurak alanları, bazı kıyı alanları,
deltalar ve küçük ada gibi bölgeleri tehlike altında kalacak. Kırsal alanlarda
doğal kaynakların verimliliğindeki gerileme sonucu, kırsal alandan kente göç
hızlanacak.
ANA SAYFA
|
|